Bu pasta gerçekten mucize eseri ortaya çıkmayı başarabilmiş bir pasta. Neler gelmedi ki başına? İlk kez şeker hamurunu evde kendim yapmaya niyetlendim; glikozumu, jelatinimi, Celal Usta'dan pudra şekerimi aldım; sevgili Burcu'nun öğrettiği şekilde yapmaya başladım. Taktım mikserin ucunu hamur yoğurma aparatını, başladım karıştırmaya; ama benim mikser şeker hamurundan pek hoşlanmadı galiba, hamur mikserin gövdesine kadar yükseldi, artık uçlar dönmemeye başladı. Baktım bu işin sonu yok, mikser gidecek, başladım elle yoğurmaya. Yoğura yoğura hazırladım şeker hamurumu. Şimdi sıra pandispanyanın hazırlanmasındaydı. Yumurtalar önceden çıkartılmıştı zaten dolaptan, un ölçüldü, şeker ölçüldü; ama o da ne, evde ne portakal var ne de portakal suyu. Malzemeler tezgahın üzerinde bırakıldı doooğru markete, portakal suyu alındı, pandispanya hazırlandı, pişirildi. Ama beni başka bir sürpriz bekliyordu, fırından çıkarttıktan 3-5 dakika sonra pandispanya çökmeye başladı. Neyse ki sadece ortası çökmedi, orantılı olarak çöktüğü için kullanılamaz durumda değildi. Bu kadarcık aksilik her mutfakta olur değil mi? Ama bitmedi daha devamı var.
Ertesi gün kremayı hazırlayıp pastanın katlarını kremalayacağım. Ama önce eksik malzemelerimi almalıyım; hemen mutfağı kontrol ettim, eksikleri listeledim: çilek ve krema. İşten gelirken çilek ve krema almak üzere markete uğradım. Şansa bak hiçbir markette çilek kalmamış, ama pazar kurulmuş o gün; hemen aldım çilekleri pazardan... Ancak krema konusunda bu kadar şanslı değildim: beş market dolaştım krema bulabilmek için, beşincisinde reyonda sadece bir tane krema kaldığını gördüm, almak üzere ona doğru adım atarken bir teyze elini uzatıp o son krema paketini aldı. Bakakaldım uzun bir süre, ağlamak istedim o an, ama ağlamak bile kaderimi değiştirmiyordu. Bu şoktan sonra altıncı marketin yolunu tuttum (neyse ki çevrede pek çok market var) ve işte başarı, kremayı da buldum. Alacaklarımı alıp kendimi mutfağa attım. Başladım krema için malzemeleri tencereye koymaya, sütüm tamam, unum tamam, şekerim tamam, yumurtalar tamam, o da ne? Buğday nişastası az geldi, hadi yaaaaaaaaaaa... Haydi bakalım gülriz, sana yine market yolları göründü dedim, gittim nişastayı da aldım gelip kremamı pişirdim. O soğurken ben de pastamın içine koyacağım çileklerimi yıkadım, kuruladım, doğradım; pandispanyamı kestim üçe. Sonra kremamı çırptım ve pastanın katlarını oluşturdum. Tam son katı kapatırken kenardan çileklerin bana göz kırptığını gördüm. Olamaz, çilekleri koymayı unuttum içine :(( Neyse tekrar açtım pastanın katlarını, çileklerimi yerleştirdim, kapattım ve pastayı dolaba, kendimi de koltuğun üzerine zor attım.
Ertesi sabah işe gitmeden önce şeker hamuru ile süsleme kısmı vardı. İlk şok, şeker hamurunun biraz yumuşak olmasıydı, galiba pudra şekerini biraz az koymuşum. Neyse ki tüm pastayı kaplamayacağım için büyük problem olmazdı herhalde, böyle idare edecektim artık ne yapalım. Yalnız şeker hamurum beyaz, ben onu biraz renklendirmek istiyorum. Kahverengi jel boya bile almıştım ama daha boyayı açarken ellerim, parmaklarım ciddi bir şekilde boyandı, o halde işe gitmeyi hayal edemediğim için hamuru kakao ile renklendirmeye karar verdim; fena da olmadı aslında... Neyse önce pastanın kenarlarını incecik bir kat şeker hamuru ile kapladım, sonra biraz uzun sürse de yağlı kağıdın üzerine sepet dekorunu hazırladım, üzerine başka bir yağlı kağıt kapatarak ters çevirdim ve bunu pastanın etrafına yerleştirmek için annemden yardım istedim. Fakat annem bu yerleştirme sırasında yağlı kağıdı elinden düşürdü ve dolayısıyla pastanın üçte ikilik bölümü sepet haline gelememiş oldu. Vaktim de azalmaya başlamıştı ama son hız tekrar yağlı kağıt üzerine hazırladım eksik kısımı, hemen ters çevirdim, dikkatlice kapladım pastanın boş kalan kenarını. Son kalan 10 dakikada da sapını, üzerinin toprak görüntüsünü ve çilekleri yerleştirme işini hallettim, fotoğrafını çektim ve zar zor yetiştim işe...
Gerçekten mucize bir pasta olmuş, değil mi????
18 yorum:
:))))))))
Gerçekten öyle olmuş Gülriz ama hiç anlaşılmıyor bakınca. Hatta mükemmel görünüyor buradan. Ellerine sağlık çok güzel bir pasta olmuş.
Sevgiler,
Çok teşekkür ederim Burçinciğim. Neyse ki delirmeden pastamı tamamlamayı becerebildim :))) Güzel yorumlarınla bana destek olduğun için çok çok teşekkür ederim. Sana da hazırlıklarında kolaylıklar diliyorum.
Sevgiler
Sevgili Burçin
Ben okurken daraldım aksiliklere ki sen yaşarken nasıl oldun merak ediyorum.Ama ellerine sağlık o kadar güzel görünüyor ki.Bu zahmete deymiş.
Sevgilerimle...
Merhaba Serpil, ne yalan soyleyeyim fazlasıyla daraldım bunları yaşarken. Ama pastanın beğenilmesi karşısında hissettiklerin inan ki unutturuyor tüm aksilikleri. Sevgiler,
Özür dilerim Gülriz'ciğim
kafam o kadar karışmış ki ismini yanlış yazmışım.Bağışla lütfen...
Ne demek Serpilciğim, anladım ben seni. Suç sende değil, benim yazdıklarım kafanı o kadar karıştırmış ki, isimleri bile karıştırmışsın :))) Sevgiler
Merhaba, pastanız muhteşem olmuş, ellerinize sağlık.
Merhaba Pembeli, çok teşekkür ederim, beğenmene çok sevindim. Mutfakta sizler kadar becerikli değilim ama birşeyler yapmaya çalışıyorum yine de :)) Sevgiler
Gülriz Merhaba
nefes nefese okudum mucize pastanı:)
Gerçekten bir mucize eseri son anda pasta olmayı başarmış hem de o kadar iyi başarmış ki ortada mucize değil de büyük bir hüner olduğunu söylüyor.
Sepet içinde çilekler çok güzel gözüküyor. Gıda boyası kullanmamana ise çok çok sevindim.
Sevgiler
Merhaba Pınarcığım, çok teşekkür ederim güzel sözlerin için; bu güzel sözler sayesinde katlanılıyor bunca aksiliğe... Ben şeker hamurunu kendim de yemiyorum, başkasına da yedirmiyorum, hatta genelde servis yaparken sıyırıyorum üzerinden, neticede boyasız halinde bile gliserin, jelatin ve glikoz var. Yemediğimiz için gıda boyası kullanmaktan fazla çekinmiyorum. Sevgiler
O kadar aksiliğe rağmen harika bir pasta olmuş..Aslında ilk bakışta gerçekten de sepet gibi gözüküyor :)Ellerine sağlık..
Banu
Banucuğum hoşgeldin, çok teşekkür ederim. Galiba yaşanan aksilikler, ortaya çıkan şey her ne ise onun değerini artırıyor :)) Sevgiler...
hakikaten ben okurken yoruldum..valla bravo çok başarılı olmuş pasta.. demekki uğraşmaya değiyormuş..ama ben olsaydım yarısında bırakırdım azminizi kutlarım :)
Hoşgeldin Sevgili Özge, çok teşekkür ederim. Bir ara senin aklından geçen şey, benim de aklımdan geçmedi değil ama uymadım şeytana :))) Bunda pastayı anneme söz verdiğim için yapmamın etkisi de büyük tabii... Sevgilerimle,
Okurken benim içime sıkıntılar düştü, kimbilir sen neler yaşamışsındır. Ama bunca aksiliğe rağmen çok güzel olmuş pastan. Hatta ilk bakışta gerçek sepet zannettim. Sevgiler,
Aylin
Sorma Aylinciğim, içim bunaldı resmen. Hatta o günden beri pasta yapmıyorum :)) Senin gibi şahane bir pastacıdan güzel sözler duyunca biraz şımardım mı ne??? Cafe için sözünü unutma :)) Sevgiler...
Gülriz hanım merhabalar, hani herkese sıkıntı basmış ya okurken, ben kahkalarla güldüm,lütfen bunu yanlış anlamayın. Anlatımınız o kadar hoşki, olay çok ters olmasına rağmen kendimi gülmekten alamadım. Pastanız tek kelimeyle mükemmel...
Sevgili Ayşe, hoşgeldin! Yok yok yanlış anlamam seni, niye yanlış anlayayım :) Yaşarken oldukça can sıkıcı ama sonrasında ben bile çok güldüm kendi halime; yazdıklarım seni bu kadar güldürdüğüne göre, o anda yanımda olsaydın kimbilir ne kadar gülerdin yüzümün haline :))))))))))) Sevgiler
Yorum Gönder