
Annemiz hala yok. Eee kadınbudu köfteler de güzel olunca pazartesi akşamı bitiverdiler. Dün akşam iş dönüşü yine yemek yapma seremonisi vardı bizde. Hatta bu sefer babamın yarım saat kadar geç gelmesinin verdiği rahatlıkla, biraz daha özenli bir sofra hazırlayabildim galiba. İlk önce patlıcanlarımı ve biberlerimi közledim; közlenmiş patlıcanları ince ince doğrayıp birazcık sıvıyağda kavurduktan sonra soğumaya bıraktım. O sırada yufkadan çanakları hazırladım, soğuyan patlıcanı yoğurtlayıp, süslü yufkalara doldurunca masanın ilk tabağı hazır oldu. Sonra gelirken aldığım tavuk göğüslerini sotelik doğradım, onlar pişerken biberlerin içlerine de vazgeçilmez krem peynirimi sardım, üzerlerine azıcık zeytinyağı, biraz da çörek otu, hooooooooop ikinci tabak da hazır. Bir önceki günden kalma üç tane kadınbudu köfteyle fırın makarna da ısıtılıp masadaki yerlerini aldılar; e tabi olaylı fasülyeyi unutmamak lazım (ne yapalım pişirdik o kadar, dökecek değiliz ya, günah)… Bu arada patateslerimiz de kızarmış mis gibi; hımmm tavuk da yumuşacık pişmiş, içine biraz soya sosu kattık mı o da tamam demektir. Ekmekleri, tuzu-biberi, peçeteliği de koyunca masamız hazıııııııır. Bu arada
Hülyacığım, bizim peçeteliğin üzerinde biri büyük, ikisi küçük üç tane günebakan var; her elime aldığımda sen geçiyorsun bir şekilde aklımdam :)) Eh böyle bir keyif masasına bir de yeşil efemizi koyalım da şöyle bir baba kız keyfimize bakalım değil mi? Baktık vallahi, hem de sohbet muhabbet eşliğinde geç saatlere kadar balkon keyfi yaptık baba kız … Ama bu sabah 05:30'da kalkması yok mu, ölüm gibi geldi :(
5 yorum:
Oh bu ne hamaratlık böyle Gülriz Hanımcım. Kısa sürede lezzetli ve güzel bir sofra kuruluvermiş. Ellerine sağlık.
Bu arada krem peynirli biberi çok merak ettim ben şimdi. Denemem lazım.
Sevgiler,
Burçinciğim, teşekkür ederim ama nasıl koşturdum mutfakla balkon arasında bir bilsen :))) Ben közlenmiş kırmızı bibere bayılırım, eğer sen de seviyorsan bu şekilde dene derim. Eğer evde krem peynir yoksa biraz süzme yoğurtla beyaz peynir karıştırınca da çok güzel oluyor; hatta içine biraz da kuru nane ekledin mi tadından yenmiyor... Sevgiler
Ahhh ne güzelll...Baba kız sohbet-muhabbet süper ya;)
Günebakanlarınızı gördümmm.Ne güzel di mi en ufak bir duruş,bakış,resim,ayrıntı bize çok başka birşeyler hatırlatabiliyor.Bir tanıdığım var o bana Günebakan Hn.demeye başladı.Bugün karşılaştığımızda yolda bana ''Oooooo yürüyen bir günebakan''demez mi?Çok sevdim;))
Tariflerin ve pratikliğin de çok hoş;)
Sevgilerimle...
Ha bu arada sen kalkarken yatağından ben başımı yastığa yeni koymuştum:(Öyleymiş...
Merhaba Gülriz, Sibel'in kahvesinden senin balkon keyfine konuk oldum.
Profilin, yazıların, kitapların, İstanbul Ankara Foça ile ilgili yazdıkların hepsi çok hoş.
O yelken sevdası bizi de sardı, yelkenli kursları varmış bilgi aldık, dudaklarımız uçukladı. Bir tanıdık olsada yanında yelkenlisini temizliyerek falan işi baslasam,o da buna karşılık işin inceliklerini öğretse, karın tokluğuna yanii.. sonra da piyango çıkar bir yelkenlide biz alırız :)
baba kız muhabbetiniz bol sofranız bereketli olsun
sevgilerle
Hülyacığım merhaba, yoksa günebakan hanımcığım mı demeliydim sana :)))) Teşekkür ederim güzel sözlerin için, acele tarafından sofra hazırlamayı öğreniyorum galiba. Acaba şu anda sen sınavda olabilir misin? Kocamaaaaaaaaaaan, bol bol bol şans diliyorum sana. Sevgiler,
Ayşeciğim hoşgeldin, ne iyi ettin de geldin; sen dön İstanbul'a da balkon keyfinin gerçek konuğu ol :)))) Ben bu blog işini çok sevdim ya; ne güzel bir yelken tutkunu ile tanıştım. İstanbul'da da var yelken kursları, birazcık pahalı ama ben yine de kıyıp gitmeyi düşünüyorum. Bu seneden geçti artık ama seneye mart gibi falan başlayacağım umarım. Yelken bilgin ne düzeyde bilmiyorum ama http://www.sailing.boun.edu.tr/sailing.htm bu linkte temel bilgileri bulabilirsin. Zaten amatör yat kaptanı ehliyeti alabilmek için de bunlara ihtiyaç duyuyor olacağız. Valla temizlik karşılığında işin inceliklerini öğretecek birisini bulursan bana da haber ver :))) gerçi yelken sevdalıları teknelerini temizlemekten bile büyük bir zevk aldıkları için, bize bırakmazlar temizlik işini bile :(( Ama olsun, deniz sevdası başka birşey; istedikten sonra eminim bir şekilde yaparız. Ben mavi sulara yelken basacağım günleri bekliyorum hasretle... Ay konu yelken olunca ne çok yazdım yahu, ben bu konuyu ayrı bir post yapayım en iyisi :))) Tekrar hoşgeldin, sevgiler...
Yorum Gönder