26 Kasım 2009 Perşembe

San Francisco- 2.Gün/ 2. Perde

de Young Museum sonrası soluğu Golden Gate'de alıyoruz. Ulaşmak bir hayli zor olsa da, geldiğimize değiyor.

DSCN8102

DSCN8114

IMG_2834

Köprünün üzerinde yürümek çok keyifli, "bir gün intihar etmeye karar verirsek, kesin buraya gelelim" diyoruz birbirimize. Rüzgar bizi döve döve, biz gülümseye gülümseye daha köprünün ilk ayağına kadar ancak yürümüşken aklımıza bugüne planladığımız Golden Gate Bay Cruise geliyor; mecburen geri dönüyoruz. İstikamet Pier 43, ileri

DSCN8176

DSCN8192

DSCN8213

IMG_2898

Bu sefer işimi şansa bırakmadım, dilek tuttum köprünün altından geçerken :)

DSCN8238

Bizim mont, başlık, atkı, ne bulursak giydiğimiz bir havada, sörf yapan bu amcanın önünde saygı ile eğilmeyi ihmal etmedik tabi

DSCN8244

DSCN8246

Ve Alcatraz Hapishanesi

DSCN8306

DSCN8315

DSCN8318

DSCN8321

Titreye titreye motordan indiğimizde, akşam yemeği için saatin daha erken olduğuna karar verip önce birazcık alışveriş yapıyoruz Fisherman's Wharf'da, sonra da kendimizi Wax Museum'a atıyoruz. Sağolsun, Obama karşılıyor bizi.

DSCN8323

DSCN8334

DSCN8343

DSCN8349

DSCN8369

DSCN8376

DSCN8378

DSCN8439

Artık yorgunuz, mecalimiz kalmamış. Azıcık yürüyüp kendimizi Pier 39'a atıyoruz, öyle güzel öyle şenlikli ki ama bizim ne gezecek ne de fotoğraf çekecek halimiz kalmamış. Apar topar fish&chips ile birer bira yuvarlayıp doğruca otelimizin yolunu tutuyoruz.

DSCN8455

Ayakkabılarımı çıkarıp kendimi yatağıma attığımda neler hissediyorum bilmiyorum ama bütün gece yarım saatte bir ayaklarımın ağrısı ile uyandığımı ve kendimi sık sık "Allahım, gezmekten ölen ilk insan ben mi olacağım?" diye söylenirken yakaladığımı hatırlıyorum. Yine de uykunun tadını çıkarıyorum sabah 6'ya (!) kadar.
* * * * * *
PS: Bayramınız kutlu olsun diyecektim ama baktım Çakıl kadar iyi söyleyemiyorum, o yüzden bu işi O'na devrediyorum.

17 Kasım 2009 Salı

San Francisco- 2. Gün/ 1. Perde

İlk gün otelimize dönmeden önce Go San Francisco Card alıyoruz, sağolsunlar yanında bir de kitapçık veriyorlar, ne nerededir diye. Akşam yine zorlu bir yolculukla -kolumdaki saatin markasını merak eden bir arkadaşın müthiş ilgisi eşliğinde- otelimize (nam-ı diğer evimize) varıyoruz. Biz bu oteli çok sevdik, evimiz belledik, bütün gün kendisinden "eve gidince şunu yapalım", "eve gidince bunu yapalım" diye bahsedip durduk. Zaten San Francisco'da bulunduğumuz 3 gün boyunca Seattle'a da Türkiye muamelesi yaptık. Ne görsek "aaaa Türkiye'de de böyle", "yok Türkiye'de böyle birşey" deyip deyip durduk; ki son bombayı, son gün ben patlattım, "Güneş yaaa, dönünce bi cuma günü de Türkiye'deki Chinatown'a gidelim" diyerek :)))) Güç bela otele ulaştıktan sonra çıkarttık kitapçıklarımızı ve elimizdeki yarım yamalak haritaları, başladık 2. günün planını yapmaya. Uzun uğraşlar sonunda gayet yüklü bir programımız oldu, artık dersimizi öyle iyi çalışmıştık ki, yapacağımız aktiviteleri isimleri ile değil sayfa numaraları ile anmaya başladık. Mesela Golden Gate Bay Cruise, sayfa 19 :)))
* * *
Bütün yorgunluğumuzu alan güzel bir uykunun ardından, sabah 6'da San Francisco'daki ikinci sabahımıza günaydın diyoruz. Önce shuttle, sonra KX San Francisco-Palo Alto otobüsünü alıp downtowna ulaşıyoruz. İlk olarak kahve ve kahvaltı ile ayılıp, gözümüz yarı açık yarı kapalı soluğu Conservatory of Flowers'da alıyoruz (sayfa: 63)
* * *

DSCN7914

* * *

DSCN7917

* * *

IMG_2729

* * *
DSCN7948
* * *
Sonra California Academy of Science'ın yolunu tutuyoruz. Tabi, yolda oyalanmak serbest...
* * *

DSCN8064

* * *
DSCN7970
* * *
IMG_2735
* * *

IMG_2744

* * *
Academy of Science beklemediğimiz kadar kalabalık. Çarçabuk çıkma isteği uyandırıyor bizde; yine de hızlı bir turla akvaryumu gezmeyi ve şu doldurulmuş hayvancıkların fotoğraflarını çekmeyi ihmal etmiyoruz.
* * *
DSCN8020
* * *
DSCN8023
* * *
DSCN8025
* * *

DSCN8027

* * *

DSCN8044

* * *
Penguen kardeşler canlı, pek bi sevimliler...
* * *

DSCN8033

* * *
Sonra kendimizi de Young Museum 8.katta buluyoruz, "sana dün bir tepeden baktım aziz San Francisco" demek için
* * *

DSCN8071

* * *

DSCN8078

* * *

IMG_2822

* * *
Buradan sonraki istikamet belli: San Francisco'nun sembolü, Golden Gate Bridge
* * *

13 Kasım 2009 Cuma

San Francisco- 1. Gün

Geldiğim geleli günler birbirine benzer geçiyor. E bu durumda yazacak fazlaca enteresan birşey de çıkmıyor. Dikkat ederseniz enteresan dedim, yoksa comp&ben paketinin performans ile ilişkisi konusunda istemediğiniz kadar çok şey yazabilirim ama sırf sizleri düşündüğümden yazmıyorum. İyisi mi ben biraz yaz gezmelerinden bahsedeyim dedim. Nedense ilk olarak San Francisco’yu yazmak geçti içimden...

Seattle-San Francisco 2 saat sürüyor. Sabah ilk uçağa bilet aldık ki, bir an önce şehre varalım gün bize kalsın. Böyle diyoruz demesine ama bize ilk hainliği uçağımız yapıyor, teknik bir arıza sebebiyle önce bir saat uçağın içinde bekletiliyoruz, ardından uçaktan indirilip bir müddet de havaalanında bekliyoruz. Tabi daha ayılamamış ben, havaalanında kahve alabileceği tek yer olarak Starbucks’ı bulunca yaklaşık 20 dak kadar sıra beklemeye razı olup kavuşuyorum kahveme. Kahve, asabiyetime pek iyi geliyor, yumuşamış bir modda “amaaaan boşver, 3 saat geç gideriz nolcek ki” şeklinde cümleler kuruyorum. Nitekim de öyle oluyor, biz saat 9’da varırız dediğimiz otelimize 12’de ancak varabiliyoruz. Varır varmaz bizi hemen hafif sıcak chocolate chip cookies ile karşılıyorlar (sonradan öğreniyoruz ki, bu kurabiyeler kendileri için hayli önemliymiş; müşteri anketlerinde bile soruyorlar “front deskteki personelimiz size cookie ikram etti mi?” diye). Otel, havaalanına çok yakın ama maalesef downtowna birazcık uzak. Misafir ilişkilerindeki uzun tırnaklı teyzeye soruyoruz, downtowna en kolay nasıl gideriz diye. Teyze en kolay yolun shuttle ile havaalanına gidip Bart’a binmek olduğunu söylüyor. Bizi de seviyor galiba, haritalar verip bir sürü birşeyler anlatıyor. Sonra odamıza çıkıp eşyaları bırakıyoruz, tabi odada kurabiyelerimiz mevcut :)) Bir de kahve yuvarlıyorum ki bu ikinci kahve beni iyice kendime getiriyor. Shuttle’a biniyoruz, havaalanına gelince şoföre soruyoruz, “Bart’a binmek için burada mı inmeliyiz?” diye. “Yok” diyor, “ben size söylerim ineceğiniz yeri”. Sonra amca bizi unutuyor, biz bunu havaalanından çıkıp otele doğru giderken fark ediyoruz. Neyse ki otel-havaalanı arası 10 dak., shuttle da ring yapıyor, zaten adamcağız da çok üzülmüş durumda, biz de fazla üstüne gitmiyoruz :)) Otele geldiğimizde amca bizden özür dilemek için bir koşu otele giriyor, birer tane kurabiye ile birer şişe su kapıp geliyor bize. Kendimizi her gittiği yerde şeker verilen çocuklar gibi hissediyoruz, üçüncü kurabiyelerimizi alırken. Saat 1’i geçmiş, biz hala shuttle’dayız, şapşal ama mutluyuz:

IMG_2666

Amca bize bart dışında alternatif bir otobüs öneriyor daha ucuz olduğu için: KX San Francisco-Palo Alto. En sonunda başarıyoruz downtowna varmayı. Nedense ilk kavuşma, ufacık da olsa hayal kırıklığı yaratıyor bizde. Sanki daha farklı hayal etmişiz San Francisco’yu da daha farklı bulmuşuz gibi. Tabi bunda peşimize takılan homeless teyzenin etkisi büyük :)) Nedense çok kozmopolit geliyor şehir bize, insanlardan rahatsız oluyoruz hayli. Sonradan fark ediyoruz biz otobüsten birazcık erken inmişiz... Yürüye yürüye Union Square’e ulaşıyoruz, seviyoruz burayı.

DSCN7721

DSCN7736

DSCN7741

DSCN7747

DSCN7750

Sonra San Francisco’nun güzel sokaklarını arşınlıyoruz waterfronta ulaşmak için, tabi fotoğraf çekmeyi ihmal etmeden

DSCN7764

DSCN7773

DSCN7788

En sonunda ulaşıyoruz waterfronta. Çok seviyoruz burayı, hele bir Pier 39 varmış diyoruz birbirimize ama yorgunuz artık, o da yarına kalıyor...

DSCN7807

DSCN7814

DSCN7816

DSCN7823

DSCN7831

DSCN7863