29 Nisan 2008 Salı

Yine Etkinlik, Yine Kurabiye

Yazıları kategorilere ayırınca gördüm ki, katıldığım tüm etkinliklere (toru topu 2 tane ama olsun :))) kurabiye ile katılmışım. Kurabiyeler çok fonksiyonlu yiyeceklerdir; kaynana da çatlatır, en tatlı hediye de olur, hoşgeldin bebek etkinliklerine de gider. Yaşasın kurabiyeler :)))))) Gören beni kurabiye ile besleniyorum sanacak ama yok öyle birşey :))) Yemek de severim ben; zeytinyağlıları pek severim, salata ve mezeleri ayrı bir severim, bir de deniz mahsüllerine bayılırım ama bunların hemen hiçbirisini pişirmeyi bilmediğim içindir :((( sayfadaki bu kurabiye enflasyonu...

Gevezeliği bir tarafa bırakırsak, Sevgili Aslı'nın düzenlediği Hoşgeldin Bebek etkinliğine de Nisan bebek için yaptığım kurabiyelerle katılmak istedim. Tarif aynı, pembeli beyazlı süslenip püslenip, bir sepete doluşup önce benimle birlikte geldiler Nisan bebeği ziyarete, şimdi de huzurunuzda arz-ı endam eyliyorlar.

Bu arada, Livaneli'nin "Sevdalım Hayat"ı okuyorum, Livanelinin kalemini seven herkese tavsiyemdir; bilmem bir yandan okurken bir yandan da Dünya Solistlerinden Livaneli Şarkılarını dinlediğimden, bilmem kalemini çok sevdiğim bir yazar olmasından ama çok derinden etkiledi bu biyografi beni, bu gece bitirmeden bana uyku yok gibi görünüyor.

18 Nisan 2008 Cuma

Önce Burçin Dener, Sonra Ben

Bu nefaset şeyler Burçinin "Denemelerinden"... Önce Burçin denemiş, sonra ben denedim; size de denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Daha ne diyeyim :)))

Burçinin tarifine birebir sadık kaldım, sadece yoğun portakal tadını sevdiğim için portakal kabuğunu biraz daha fazla koydum; bir de tartların içini krema ile doldurmadan önce, tabanlara -çıtırlıklarını kaybetmemeleri için- eritilmiş beyaz çikolata sürdüm. Orijinal tarif burada, fazla bir farklılık olmasa da bu da benim yaptığım hali:

Malzemeler

Tart tabanı için:

  • 1 + 1/4 su bardağı (150 gr) un
  • 1/4 su bardağı (25 gr) mısır unu
  • 5 yemek kaşığı (40 gr) pudra şekeri
  • 7 yemek kaşığı (90 gr) tereyağı
  • 1 paket vanilin
  • 2 yumurta sarısı

Kreması için:

  • 2 su bardağı süt
  • ¼ su bardağı un
  • ¼ su bardağı mısır nişastası
  • ½ su bardağı toz şeker
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 paket vanilin
  • 1 portakal kabuğu rendesi
  • 3 yemek kaşığı portakal suyu
  • 100 ml krema

  • Süslemek için minik şekerler ve damla çikolata
  • Tart tabanlarına sürmek için 30-40 gr kadar beyaz çikolata

Hazırlanması

  • Tabanlar için, un, mısır unu ve pudra şekerini, oda ısısındaki tereyağı ile birlikte, parmak uçlarımı kullanarak yoğurdum. Ayrı bir kapta, yumurta sarıları ile vanilini mikserle 30 sn kadar çırpıp, unlu karşıma ilave ederek tekrar yoğurdum. Bu aşamada Burçin, hamuru toplamak için soğuk su ilave edilebileceğini belirtmiş ama benim hamurum çarçabuk toparlandığı için su ilavesine ihtiyaç duymadım. Yoğurduğum hamuru bir buzdolabı poşetine koyup 30 dak kadar buzdolabında dinlendirdim.
  • Hamur dinlendikten sonra, yaklaşık 0,5 cm kalınlığında açıp, yağladığım tart kalıplarına yerleştirdim. Fazla kabarmaması için çatalla birkaç yerinden deldim. Daha sonra tartların üzerine yağlı kağıt serip, üzerlerine ağırlık yapması için tart pişirirken kullandığım taşları koydum. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırında 20 dak kadar pişirdikten sonra; üstlerinden taşları ve yağlı kağıtları aldım, fırının ısısını 175 dereceye getirdim ve bir 10 dak kadar daha pişirdim.
  • Krema için, sıvı krema hariç tüm malzemeleri mikserle karıştırıp, kısık ateşte muhallebi kıvamına gelene kadar pişirdim. Soğuduktan sonra, içine sıvı kremayı da katıp mikserle çırptım.
  • Son olarak, beyaz çikolatayı benmari usulü eritip, bir fırça yardımı ile soğumuş tart tabanlarının içine sürdüm; kremayı sıkma torbasına doldurup, tart tabanlarını içine sıktım. En son minik şekerler ve damla çikolatalar ile süsledim.
Burçiiiin, ellerine sağlık, iyi ki denemişsin !!!

13 Nisan 2008 Pazar

Alfabe ve Ben

Hani bizim alfabe var ya, 29 harfi olan... İşte Fadimeciğim bu 29 harfin bana ne anlam ifade ettiğini sormuş sobesinde; ilk aklıma gelenleri yazdım ben de. Ama itiraf etmeliyim ki Ğ'de çok zorlandım :))))

  • A: Anne&Anneanne
  • B: Baba
  • C: Cunda adası
  • Ç: Çocuk
  • D: Deniz, deniz, deniz
  • E: Efe -hayal yelkenlim-
  • F: Foça -son günlerimi geçirmeyi hayal ettiğim sahil kasabası-
  • G: Güneş (nam-ı diğer Zuzu) -kardeşim kadar sevdiğim can dostum-
  • Ğ: Çarkıfelek -Mehmet Ali'nin Çarkıfelek'i ilk sunduğu zamanlarda, kim Ğ dese adam gülmekten katılırdı; ben de gıcık olurdum-
  • H: Huzur
  • I: Işık
  • İ: İstanbul
  • J: Jelibon :))))
  • K: Kardeş
  • L: La vita e bella (hayat güzeldir) - yıllar önce izlediğim ama hala üstüne tanımam dediğim, ağlamaktan içimin çıktığı film-
  • M: Mutluluk
  • N: Neşe
  • O: Ortaköy -liseyi okuduğum sıcacık, sevimli semt-
  • Ö: Öncelik
  • P: Papatya
  • R: Roma -yılbaşında gitmeyi planlayıp gidemedim de, içimde uhde kaldı-
  • S: Sevgi
  • Ş: Şans
  • T: Tez :((((( -bir an önce yazılması lazım-
  • U: Uçuk :((( -şu anda dudağımda 3 tane var-
  • Ü: Ücret yönetimi -tez konum-
  • V: Vefa
  • Y: Yelken, yelken, yelken
  • Z: Zülfü Livaneli

11 Nisan 2008 Cuma

Mutlu Yıllar Zuzucuk

Güzel zuzum, küçük zuzum, bıcırığım, can dostum, kardeşim;

Yine bir doğumgünü, ayrı geçen senin 2., toplamda 4. doğumgünümüz... Gönül isterdi ki kuş olup uçsam, kanat çırpıp konsam pencerenin kenarına; "mutlu yıllar Güneşim, canım kardeşim" desem. Ama kalbimizdeki mesafeler ne kadar kısa ise, aradaki yollar da inadına o kadar uzak; gönül kavuşmayı ne kadar çok istese de, hasret o kadar sıcak...

Sana o çok sevdiğimiz papatyaları gönderiyorum, kucaklar dolusu... Bil ki döndüğünde asla araya kaynamayacak, pastasıyla çiçeğiyle kutlanacak iki doğumgünün var; ömürlük kavuşmamızı bekleyen.

İyi ki doğdun Güneşim; iyi ki doğdun ve iyi ki bu hayat denen uçsuz bucaksız labirentte karşıma çıktın... Huzurun, dinginliğin daim olsun; mutluluk hep yanıbaşında olsun.

3 Nisan 2008 Perşembe

Hoşgeldin Sencer Kekleri

Hafta sonu buluşmamıza birşey yapmam gerektiğinde, çok korktum. Zira onca üstadın karşısına çıkacaktı yaptığım şey, kolay mı? Düşündüm taşındım, kendimi garantiye alacak birşeyler buldum: Önce Sevgili Ufuk'un o nefaset kekini pişirdim, içine de vişne kattım, üzerlerini de şeker hamuru ile süsleyince bir parça zevahiri kurtardım.

Malzemeler

  • 3 yumurta
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 130 gr bitter çikolata (benmari usulü eritilmiş)
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 su bardağı un
  • 1 kase çekirdekleri çıkartılmış vişne

Hazırlanması

  • Önce yumurta ve şekeri çırptım; erittiğim çikolatayı, sütü ve sıvıyağı katıp tekrar çırptım. Daha sonra ayrı bir kaba elediğim un, kakao ve kabartma tozunu da ilave edip karıştırdım. En son vişneleri katıp tabanına yağlı kağıt serdiğim fırın tepsisine döktüm ve kekgiller familyasından gelen her kekte olduğu gibi önceden 180 derecede ısıtılmış fırında kürdan testini başarı ile tamamlayana kadar (ki bende yaklaşık 35-40 dakika kadar sürüyor) pişirdim.
  • Soğuyan keki kurabiye kalıplarım ile kesip, mavili beyazlı şeker hamurları ile ve yine şeker hamurundan modelleme cetveli yardımı ile hazırladığım süslerle süsledim.

Not: Fotoğraf için yemek bahane, kendisi şahane arkadaşım Mügeye çok teşekkür ederim.