Dün gece oturdum, 2008’den neler beklediğimi listeledim. Hiç abartmadım, hepsi gayet olabilir, rahatlıkla yerine getirebileceği şeyler 2008’in. Mesela abartıp bir yelkenli istemedim, bir mini cooper da istemedim… Sonra dedim ki “bak 2008, işte bunlar benim senden istediklerim, şimdi delikanlı ol biraz, dikil karşıma ve sen benden neler istiyorsun, onu söyle” dedim; sustu maalesef. Bekleyip görmek tek çare sanırım…
Bu arada, 2008’le çok cebelleşmiş olmamdan mı yoksa bu aralar denizle ilgili çok konuşmamdan mı bilmiyorum ama dün gece rüyamda, 2008 bana Ankara’da yaşamayı getiriyordu; bir iş teklifi almışım Ankara’da bir firmadan, “yok, ben burada yaşayamam diyorum” içimden ama işi de kabul ediyorum. Nasıl yaşayacağım ben bu şehirde derken uyanıverdim kan ter içinde; bugün fırsatını bulup sahilde yürümek gerek bu rüyanın üzerine… KISSADAN HİSSE: Siz siz olun, 2008’e fazla efelenmeyin; daha gelmeden kabus olup rüyalarıma girdi benim!!!
Herkese mutlu ve güleç yıllar diliyorum. Her şey gönlünüzce, gönlümüzce olsun; hak ettiğimiz kadar güzel olsun; ne fazla, ne eksik…
