Havalar ısındı, yaz geldi, biz iyi alıştık baba kız balkon sefalarına; e bu arada ben de iyice ısındım yemek yapmaya. Perşembe günü karnıyarıkla pilav yapmayı denedim, becerdim de galiba; bir de fırında kabak mücver yaptım; yanına da şöyle salatalıkları rendelenmeden minicik minicik, dişe gelecek kıvamda doğranmış, bol kuru naneli, kıvamlı bir cacık… Bir öğünü daha kurtardık. Babam yemeklerin hepsine tam puan verdi, hatta karnıyarık için “bundan sonra annen evdeyken de karnıyarığı sen yap” dedi ya, eridiğim bittiğim andır :)) Babam biraz fazlaca açıksözlü olduğu ve öldürseniz beğenmediği bir şeye “beğendim” demeyeceği için, onun övgülerini çok ciddiye alıyorum. Övgüler gelmeye başladıkça ben de aşka geldim tabii… Daha o gece, cuma günü yemek için kabak bayıldı –imambayıldının kabaklı versiyonu- yaptım. Cuma akşamı da iş dönüşü güzel bir masa hazırlamak için 1 saatim vardı. Dolapta daha önceden yaptığım köfteler vardı, onları ızgara yapmaya karar verdim; yanına da babamla benim favorimiz olan hünkarbeğendi iyi giderdi. Hemen közledim patlıcanları, biraz tereyağında birazcık un kavurdum (bu aralar margarinlerle ilgili hiç hoş olmayan şeyler okuduğum için artık margarin kullanmamaya çalışıyorum, okuduklarımdan sonra tereyağı bile daha sağlıklı görünüyor gözüme), temizleyip incecik kıydığım patlıcanları da ekleyip kavurdum biraz daha, tuzunu ve rendelenmiş kaşarını ilave ettim (ben hünkarbeğendinin kaşarını hep ocaktan indirmeden hemen önce koyardım, bir restaurantın yiyecek içecek müdüründen öğrendim böyle yapmayı, kesinlikle çok daha güzel ve lezzetli oluyor, tavsiye ederim), daha sonra yavaş yavaş kıvamını bulana kadar süt kattım; beğendimiz hazır oldu. Bir de babam küp küp doğranmış patlıcan kızartması istemişti, onu da yaptım, üzerine de domates sosu gezdirdim. Perşembe günü semizotu almıştım, zeytinyağlı pişiririz diye; onun yapraklarından birazcık aşırıp yoğurt ve çok az mayonezle karıştırarak bir de salata yaptım. Eh daha ne isteriz ki, beğendimiz var, ızgara köftemiz-biberimiz var, soslu patlıcan kızartmamız, semizotu salatamız, kabak bayıldımız, beyaz peynirimiz ve kavunumuz da var, bir de EHLİKEYFİMİZ var.
Bu ehlikeyfin aslında hikayesi var. Salı akşamı babamla keyif yaparken, bana niye rakıyı küçük bardakla içtiğimi sordu, ben de “büyük bardakta çabuk ısınıyor, buz da rakının tadını bozuyor; o yüzden küçük bardakla içiyorum” dedim, sonra da konu ehlikeyfe geldi; meğer babam daha önce ehlikeyfi ne görmüş ne de duymuş. Ben de daha önce Kadıköy’de falan aramıştım da bulamamıştım, hatta birisi “abla, o Mardin’de yapılır, bulamazsın buralarda” deyince daha fazla aramamıştım. Babam bulmuş Eminönü’nde bir bakırcıda, almış hemen iki tane; ben de sabah evden çıkmadan önce buz haznesini su ile doldurup buzluğa attım, akşam da öylece getirdim masaya; yemek bittiğinde buz daha yeni yeni eriyordu, pek mutlu olduk yani ehlikeyfimizle :))
13 yorum:
sevgili Gülriz
o ehlikeyiften bizde de var.Gerçekten keyifli.Bu arada sizin oralar galiba sıcak oluyor.Ben de bir heves bu akşam balkonu hazırladım.Ama bırak keyif vermesini yemeği zor bitirdik.çok serindi.Bu serinliği özleyeceğimiz günler de gelecek ya neyse ...
Sevgilerimle..
Gülriz,(sana adınla seslenince pek hoşuma gidiyor tını meselesi;)her uğradığımda sana komşumun hamarat kızına akşam vakti sohbete geçivermiş gibi hissediyorum.Ve çok seviniyorum.
Babanla hoş ilişkinize bayıldım.Çok şanslısın;)))
Merhaba Serpilciğim, evet evet o ehlikeyf cidden pek bir keyifli, adına yaraşır birşey kesinlikle. Bizim buralar gerçekten sıcak, hatta dün akşam yaprak bile kıpırdamıyordu. Biz yavaş yavaş özlemeye başladık bile o serin günleri :)) Sevgiler...
Merhaba Hülyacığım, şımarttın beni komşunun hamarat kızı benzetmesi ile; ama bu akşam anne kuş dönüyor, artık mutfağın anahtarını teslim edeceğiz kazasız belasız :)Baba kız ilişkisi özeldir aslında, sanırım anne babamızın bizim en büyük şansımız olduğu gerçeğini onlar daha hayattayken fark edebildiğim için ben biraz daha şanslıyım :))) Sevgilerimle...
Sevgili Gülriz
ne güzel anlatmışsın Hünkar beğendi'yi
bir de miktarları belirtebilir misin.
Ben de yapmak istiyorum
sevgiler
Merhaba Pınarcığım, ölçüleri yaklaşık olarak verebilirim. 1 çorba kaşığı tereyağında, 1 çorba kaşığı unu kavuruyorum. Kalın kalın 2 tane patlıcanı (ya da 1,5 bostan patlıcanı) közleyip incecik kıyıyorum ve kavrulmuş una ilave edip, tuzunu da koyup biraz daha kavuruyorum. İçine istediğim kadar kaşar rendesini de koyup biraz daha kavuruyorum. En son yavaş yavaş sütünü ilave ediyorum. Bu ölçülerde ben yaklaşık 250-300 ml kadar süt kullandım, kıvamı patates püresi gibi oluyor. Bir de teflon tarzı yapışmaz bir tencere kullanırsan daha iyi sonuç alıyorsun. Umarım açıklayıcı yazabilmişimdir. Sevgiler...
Gülriz'ciğim ellerine sağlık. Bu ara hiç mutfağa giremediğim için böyle güzel hazırlanmış bir masaya o kadar hasretimki. Bize de bir akşam hazırlarmısın rica etsem :))) Beğendiye kaşarı ben de hep ocaktan almadan önce ilave ederdim. Bir dahakine senin gibi başta ekleyeceğim bakalım.
Sevgiler,
Burçinciğim seve seve, gelin gelin bekliyorum. Senin tosuncuklarla balkon keyfimiz tam olur :))) Ben de hep en son eklerdim kaşarı, bence bir de böyle dene. Böyle yapınca hem o kaşarın uzama prolemini engellemiş oluyorsun hem de pişerken peynirin tadı da içine karışıyor beğendinin daha bir lezzetli oluyor. Sevgiler, kolaylıklar sana...
Sevgili Gülriz, ben de çok aradım o ehlikeyiflerden. Müthiş, pratik, keyifli bir şey. Masaya çok yakışıyor.
Balkon sefalarına bahçe sefalarına bayılırım. Ben ce balkonda bahçede yenen kuru ekmek bile lezzetli oluyor. :) ki siz süpper bir masa hazırlamışsınız.
Sıcacık sevgiler.
http://misss.blogcu.com
Hoşgeldin Sevgili Zerrin, yok kesinlikle tavsiye ederim, süper birşey o. Dediğin gibi masaya da çok yakışıyor, otantik bir görünüm veriyor. Yolum Kıbrıs'a düşerse eğer, gelirken alıp getiririm sana; kesinlikle müdavimi olursun. Bahçe ve özellikle de hamak keyfini ben de çok severim ama maalesef bahçeli evlerde oturamıyoruz ki; yoksa ne güzel olur çıplak ayaklarla çimenlere, toprağa basmak; hele hele yağmur yağdığında mis gibi toprak kokusunu ciğerlerine kadar çekmek... Aaaaah ah, ne biçim hayallere daldım şimdi :)) Sevgilerimle,
Balkon keyfide çok güzel olur size baba kız iyi keyifler dilerim.
Sevgiler...
Merhaba Perihan, balkon keyfinin tadına doyum olur mu hiç??? Çok teşekkürler. Sevgiler...
Sevgili Gülriz :)
sayfana geldim, bakayım dedim benim yorumuma Gülriz ne demiş..:) bir baktim yorumumu göremedim, kim sildi yorumumu, hain köfte..:) he he! meğer bu sefa başka sefamış, ehlikeyifli sefamış..kendi kendime gülümsedim. Bu yazını da keyifle okudum canim..
Yemek yapmaya ısındığını söylemişsin süppersin canım daha yeni başlıyoruz. :))
Canim sofraniz nefis, muhabbet nefis, ellerine saglik,
sevgilerle.
Ayşeciğim, yorumununa destan yazmıştım ben yelken hakkında :))) Ama senin de dediğin gibi bu sefa başka sefa :)) Annemiz olmayınca sefaları hazırlama işi bana düşmüştü ama neyse ki annemiz döndü... İyi ki de dönmüş zaten yoksa aç kalacakmışız, çünkü son günlerde evden sabah 6 gibi çıkıyorum akşam 10 gibi geliyorum :(( Güzel sözlerin ve güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. Kocaman sevgiler...
Yorum Gönder