Sabah saat 6, San Francisco'daki 3. günümüz. Yorgunum, hem de çok yorgunum ama yine de sabah kahvemi içmeden bile gülümseyebiliyorum güne, ne güzel :))) Bugünkü plan belli, önce iki gündür iç geçire geçire baktığımız Pier 39'da vakit geçireceğiz uzun uzun. Sonra da San Francisco'nun inişli çıkışlı sokaklarını ve güzel evlerini görelim diyoruz kendi kendimize. Bugün üç kişi olduk San Francisco sokaklarında: Güneş, ben ve valizimiz. Biz yürümeye alışığız da, valiz o kadar çekilmeye pek alışık değilmiş, pat pat düştü sokaklarda ama yine de gıkı çıkmadan gezdi bizimle.
İlk istikamet Pier 39 deyip soluğu waterfrontta alıyoruz. O da ne, farmers' market kurulmuş buraya; Seattle'dakilere nazaran daha büyük geliyor gözümüze, hemen ufak bir tur atıp kendimize kahvaltılık birşeyler alıyoruz.
Bu sefer istikamet Pier 39 :))), yolda bile çok az oyalanıyoruz ama yine de birkaç fotoğraf çekmeden edemiyoruz.
En sonunda ulaşıyoruz hedefe, önce kahvelerimizi alıp kahvaltı faslını hallediyoruz, sonra gülümseye gülümseye tadını çıkarıyoruz bulunduğumuz noktanın.
Atlı karınca bize bu kadar göz kırpınca, dayanamıyoruz biz de, çocukluk yapma isteğimize engel olamıyoruz.
Deniz aslanları bizi çağırıyorlar bağıra bağıra, davete icabet etmemek olmaz, gidiyoruz ama laf aramızda çok fena kokuyorlar, fazla dayanamıyoruz kendilerine
Akvaryuma da şöyle bir göz atıp, el sallıyoruz Pier 39'a (ben daha çok teknelere el sallamışım ama olsun :)))
Pier 39'a veda ettikten sonra Güneş, ben ve valizimiz salıyoruz kendimizi San Francisco'nun inişli çıkışlı sokaklarına. Çıkışlarda valizimiz biraz mızmızlanıyor ama yine de bizi yarı yolda bırakmıyor.
İlk gün şehri gezmeye Union Square'den başlamıştık, orada da sonlandıralım diyoruz ve bu üç gün hayattan çaldığımız en güzel tatillerden biri olarak kazınıyor hem beynimize, hem kalbimize...

























Hiç yorum yok:
Yorum Gönder