de Young Museum sonrası soluğu Golden Gate'de alıyoruz. Ulaşmak bir hayli zor olsa da, geldiğimize değiyor.
Köprünün üzerinde yürümek çok keyifli, "bir gün intihar etmeye karar verirsek, kesin buraya gelelim" diyoruz birbirimize. Rüzgar bizi döve döve, biz gülümseye gülümseye daha köprünün ilk ayağına kadar ancak yürümüşken aklımıza bugüne planladığımız Golden Gate Bay Cruise geliyor; mecburen geri dönüyoruz. İstikamet Pier 43, ileri
Bu sefer işimi şansa bırakmadım, dilek tuttum köprünün altından geçerken :)
Bizim mont, başlık, atkı, ne bulursak giydiğimiz bir havada, sörf yapan bu amcanın önünde saygı ile eğilmeyi ihmal etmedik tabi
Ve Alcatraz Hapishanesi
Titreye titreye motordan indiğimizde, akşam yemeği için saatin daha erken olduğuna karar verip önce birazcık alışveriş yapıyoruz Fisherman's Wharf'da, sonra da kendimizi Wax Museum'a atıyoruz. Sağolsun, Obama karşılıyor bizi.
Artık yorgunuz, mecalimiz kalmamış. Azıcık yürüyüp kendimizi Pier 39'a atıyoruz, öyle güzel öyle şenlikli ki ama bizim ne gezecek ne de fotoğraf çekecek halimiz kalmamış. Apar topar fish&chips ile birer bira yuvarlayıp doğruca otelimizin yolunu tutuyoruz.
Ayakkabılarımı çıkarıp kendimi yatağıma attığımda neler hissediyorum bilmiyorum ama bütün gece yarım saatte bir ayaklarımın ağrısı ile uyandığımı ve kendimi sık sık "Allahım, gezmekten ölen ilk insan ben mi olacağım?" diye söylenirken yakaladığımı hatırlıyorum. Yine de uykunun tadını çıkarıyorum sabah 6'ya (!) kadar.
* * *
* * *
PS: Bayramınız kutlu olsun diyecektim ama baktım Çakıl kadar iyi söyleyemiyorum, o yüzden bu işi O'na devrediyorum.























2 yorum:
Süper bayıldım.Bize nasip olur işallahhh.Sevgi ile kalınnnnn...
Olur olur, hatta umarım olur =))) Ben öyle secret felsefesine falan inanmazdım ama gerçekten isteyince oluyormuş, tam 5 senedir istiyordum San Francisco'yu görmeyi...
Yorum Gönder