26 Haziran 2007 Salı
Gezdim, Gördüm, Geldim!
Hafta sonu bitirdim Ayvalık kaçamağını. Ne kadar da özlemişim o güzel toprakları. Bol bol yüzdüm; her sabah 9’da gidip 12’ye kadar kaldım denizde; akşamları ise daha da bir muhteşemdi, çoklukla akşamüzeri 4-5 gibi gidip güneşi batırana kadar sahilin keyfini çıkarttım. Ya yüzdüm uzun uzun, ya da şemsiye gölgesinde kulağımda hafif bir müzik, elimde bir kitapla sahil keyfi yaptım. Muhteşemdi tek kelime ile, ruhumun en derinlerine kadar dinlendiğini hissettim.
Canım Cundamı ziyaret ettim, güzel fotoğraflar çektim yine adanın tepesine çıkıp; Taş Kahvede oturup mis gibi demlenmiş çay eşliğinde, o güzel Ayvalık tostunu indirdim mideme, bir yandan kıyıya yanaşan balıkçıları ve belki kendilerine de bir şeyler düşer diye balıkçıların peşinden koşturan kedileri izledim keyifle.
Ayvalık’ın tostu ve güzel peynirleri dışında iki temel lezzeti daha var benim için: Boşnak böreği ve lor tatlısı. İkisinin de o muhteşem tatlarına baktım yine. Lor tatlısının tarifini bile aldım, umarım o muhteşem lezzeti yakalayabilirim. Her ne kadar Tekirdağ’da yapılan kadar harika olmasa da, ufak bir kase de höşmerim aldım; tel tel olan o muhteşem Tekirdağ höşmerimini hayal edip kaşıkladım onu da :))) Aslında benim Tekirdağ'da yediğim o güzel höşmerimin aslını Çanakkale'de yapıyorlarmış diye duydum ama hiç yemedim.
Güzeldi tatil, hem de çok güzeldi ama bilmem okuduğum kitaptan, bilmem bu şehre olan aşkımdan, yine de özlemişim İstanbulumu. Dün sabah otobüsten indiğimde her ne kadar bunaltıcı sıcak kendisini gösterip nefes almamı bile zorlaştırsa da, sevindim bir İstanbul sabahına günaydın diyebildiğim için. Tatilde okuduğum kitaplardan biriydi Buket Uzuner’in İstanbullular romanı. Çok güzel, çok keyifli bir kitaptı, herşeye rağmen bu şehri sevenlere kesinlikle tavsiye ederim; hele bölüm aralarında İstanbul’u öyle güzel konuşturmuş ki, okudukça “işte bu kadar olur, İstanbul’un dili olsa muhtemelen aynen bunları söylerdi” dedim ve bir kez daha mutlu oldum her şeye rağmen bu şehirde yaşadığım için. Ama bu İstanbul aşkı, tekrar tatil planları yapmama engel olmadı :))))) Evet evet, işlerin yoğunluğu sebebi ile Ağustos’ta İstanbul’da kalmak zorunda olduğum için, bir aksilik olmazsa 2 hafta sonra tekrar gidiyorum Ayvalık’a :)))))))))))))))))
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
11 yorum:
Gülrizcim nasıl da özendirdin şimdi beni. Ahhhh ah, bu sene benim iznim yok ki ben de kaçayım oralara da ruhumu dinlendireyim senin gibi :(
Sevgiler, ebus
Sevgili Gülriz, hosgeldin canım.
Dediğin gibi planladıgın herseyı yapmıssın adına çok sevindim :)Höşmerim demişsin kendileriyle hiç tanışmadım ama lezzetini merak ettim dogrusu. Senden bir Lor tatlısı bekliyoruz artık.
Bu arada Bukut Uzuner'in kitaplariyla universite yillarinda hasir nesir oldum, cok severim kisa sacli kocaman gozluklu o kadini ama sonra elime fazla kitap alamadim. Simdi vaktim var aslinda o arayi kapatsam iyi olacak, cok eksikligini yasiyorum aslinda.
Gelelim fiskosa! Canim olur mu oyle sey bizim site pıyangodan cıktı,planlı programlı degıldı. Benim sana bahsedecegim sey baskaydı, bir kurstu. Gecen gun yazıldım. Temmuzda baslıyor kismetse. :) Buradan ilk sana soylerim demistim, kucuk bir adim ama beni cok mutlu etti. Bos vakitlerimde kek pasta susleyecegim insallah. :)
Canım Ayvalıga tekrar gitmene cok sevindim. İstanbul bambaşka ama ondan uzaktayken bazen daha da albenili oluyor. Bende özledim o güzelliği..
sevgilerle
Ebuşum üzme sen kendini, ne yapalım tatil yoksa da ben seni kaçıveririm bir hafta sonu :))) Sevgiler...
Ayşemmmmmmmmmm çok sevindim senin adına, şimdi sen ne de güzel süslersin o güzel kekleri pastaları :)))) Küçük bir adımın seni mutlu etmesi daha da güzel, ne güzel işte küçücük adımlar bile yüzümüzde kocaman bir gülümseme yaratabiliyor:) Bu arada seni tez zamanda höşmerimle tanıştırmak lazım :)Lor tatlısını Ayvalıkta denemeyi düşünüyorum, güzel olursa paylaşacağım mutlaka. Eğer Buket Uzuner'i seviyorsan bu romanı mutlaka oku derim, bence beğenirsin. Kocaman sevgiler benden sana
hoşgeldin Gülrizzzz
O tatil senin bu tatil benim gez bakalım..gençsin güzelsin gezeceksin tabiiii.Şaka bir yana senin adına çok mutlu oldum.Ayvalık ve tatil fikri hep çok çok cazip gelmiştir.Gidene kadar da bizleri ihmal etme
sevgilerimle...
Merhaba Serpilciğim, çok teşekkür ederim. Ayvalık'ta tatil yapma fikri gerçekten hayli cazip bir fikir; seviyorum ben orayı, güzel, kayrılmış topraklar Ege toprakları. Sevgiler canım kocaman...
Gülriz'cim merhaba
Ben istanbulluları görünce yorumumu aşağılara kaydırdım :)) Yakın zamanda çok severek okudum ben de bu romanı, kete yapımını da denemek istiyorum bakalım...
Ayvalık ta muhteşem bu arada
Sevgiler...
Burcucuğum hoşgeldin, roman muhteşem değil mi? Ben çok beğendim, hatta tatilde İstanbul'u özledim deliler gibi. Kitabı okuduğumdan beri İstanbul Modern'i ziyaret edip, o güzel cafesinde kahvemi yudumlamak istiyorum da geçen hafta sıcaklar yüzünden cesaret edemedim gitmeye; umarım bu hafta gidebilirim :) Keteyi benim liseden bir arkadaşımın halası yapardı da o getirirdi bana, tadı hala damağımdadır. Eğer yaparsan tarifini bekliyorum canım. Sevgiler kocaman :)))
Canım Gülriz'im;(anne edasıyla yazılmış bir mektubu başlangıcı gibi olsa hitabım ben sana sabahın 08 12'sinde böyle demeyi istedim işte)tatilinin güzel geçmesine çok sevindim.İnsanın ruhun da da ince gözenekler var.İşte huzur oralara kadar nüfuz etti mi o insanı tut tutabiliyorsan;)Ben resmini görünce bunları hissettim.Gerçi bu tatil resmin midir bilemem ama bana huzur veren herşeye sıkı sıkı yapışmak gibi bir derdim oluyor benim...
Ayvalık benim 1 yıl eşimim işi sebebiyle oturduğum biryer.Cunda da eşimin iş yeri binası da Cunda'daydı.O kadar güzeldir ki akşam saatleri oturup birşeyler yemek orada,envai çeşit meze tatmak...Çok şanslı buldum seni.
Keşke benim de vaktim olsaydı:((
Hülyacığım, ne güzel öyle anne edasıyla seslenivermen :)))), şımardım valla!!! Ne güzel şeyler yazmışsın, pazar sabahına yüzüme yayılan kocaman bir gülücükle merhaba dedim sayende. Teşekkür ederim, iyi ki tanımışım seni :)) Huzur veren şeylere sıkı sıkıya yapışmak iyidir, öyle değil mi? Hayata anlam katar, mutluluk getiririr; bu yüzden ben de bana huzur veren şeylerin peşinden gitmeye çalışırım hep... Fotoğraf tatil fotoğrafı değil, bir ay önce mezun olduğum lisenin pilav günü vardı, orada çekilmiş bir fotoğraf (ayıptır söylemesi benim lisem İstanbul boğazının kenarındaydı da :)))). Keyfim yerinde tabi o fotoğrafta, insan yıllardır görmediği arkadaşlarını görür de huzur ve neşe iliklerine kadar işlemez mi?
Ayvalık güzeldir, Cunda da öyle... Aslında o taraflar topyekün güzeldir. Foça, Şirince, Behramkale, Küçükkuyu... Ben oralarda kendimi sadece farklı bir coğrafyada değil de, farklı bir zaman diliminde hissediyorum nedense :) Keşke senin de vaktin olsaydı da, Cunda'da bir akşam yemeğini ve yemek masasının eşsiz sohbetini paylaşabilseydik. Sevgiler kocaman
Gülriz'cim ben keteyi yaptım bekliyorum bana :))
Sevgiler...
Burcucuğum geldim bile, hatta tabaktan bir tane aşırdım, ruhun bile duymadı; kahvaltı niyetine yiyorum :))) Ellerine sağlık canım, İstanbul'u düşünerek ye olur mu? Sevgiler
Yorum Gönder