- Yiyecek olsam: Dondurmaaaaaaaaa (hem de çikolatadan kase içinde, Burçiiiiin neler soktun sen benim aklıma)
- Müzik aleti olsam: Flüt kesinlikle (hatta onu çalan Suzanne Teng olmayı da çok isterdim ama ben mızıka bile çalamam :((((
- Mevsim olsam: Tabii ki yaz, tek geçerim deniz mevsimini
- Kıyafet olsam: Biraz iddialı olacak ama kırmızı elbise
- Ayakkabı olsam: Ayakkabımız da kırmızı elbisemize uygun olsun değil mi? Siyah topuklu şık bir çizme
Gelelim ikinci sobemize, Burcucuğum yapmayı ertelediğim kolay şeyleri sormuş bana. Bir bakalım:
- Blogumundaki postları kategorize etmek (Burcuuuu, kızma ama; cidden yapacağım)
- Vesikalık fotoğraf çektirmek (Nefret ederim vesikalık fotoğraf çektirmekten. Bir keresinde 2 saat içerisinde 36 adet vesikalığa ihtiyacım olmuştu. Fotoğrafçı, polaroid için bir seferde sadece 4 tane çekebilirim dediği için 9 kez poz verdim; ilk pozdan son poza doğru fotoğraflarımı sıraladığımda 10 dak içinde tersine evrim geçirdiğime inandım; zira son 4'lü maymun yavrusuna benziyordu. Sanırım o günden sonra vesikalık fotoğraf işi fobik bir durum yarattı bende; ama çok da ihtiyaç duyulan bir fotoğraf türü kendileri, korkularımı yenip bir 24'lü çektirmeye ihtiyacım var.)
- Kontrol için diş doktoruna gitmek (Korkudan falan değil erteleme, kontrole gideceğim diye ihmal ediyorum; bir dişim ağrısa nasıl da koşa koşa giderim. Ah ben ah...)
- Sinemaya gitmek (Özellikle "Kolera Günlerinde Aşk"ı görmey çok istiyorum)
Ertelediğim başka bir sürü şey daha vardır kesinlikle ama bunlar ilk etapta aklıma gelenler.
Sobelerimi cevaplamakta öyle geç kaldım ki bu yüzden ben kimseyi sobelemiyorum.
6 yorum:
Sevgili Gülriz, 1 dilim kepekli ekmek bir küçük light yoovırtt yedim geldim sana :)))
Süper bir blogun var, hele yazıların harika..
Tekrar görüşmek üzere..
Sevgiler, kocamannn öptüm...
4'lü maymun yavrusu demek :)) Burada kahkaha attım yazını okurken :))) Katta tek olduğum için aşağıdan sesimi duyanlar delirdiğimi düşünüyorlar sanırım.
Yazdıkların beni çok mahcup etti, utandıııımmmmm. Çok teşekkür ederim canım arkadaşım.
Sevgilerimi ve öpücüklerimi gönderiyorum...
Ay ay Gülriz'cim teşekkür ederim sobeye icabetin için :)) Kalemine enerci pıtırcığına sağlık olsun, vesikalık fotoğraf için dokuz kez poz vermek ha :))))
Ne? Burçin dondurma mı yapmış?? Hadi bana müsade.........
Merhaba,blogunu beğeniyle okuyorum.Yoktun ne zamandır.Hoşgeldin.Yine çok sevimli gelimişsin.Şu güzel tereyağlı kurabiye tarifini denedim.İlk seferinde güzeldiler tam kalıpla kestiğim gibi piştiler.İkinci ve üçüncü denemelerde şekilleri bozuldu.Ne yapıyorsunda kurabiyelerin şekli bozulmadan pişebiliyor.Anlatırsan sevinirim.Şehr-i Bursa'dan sevgilerle..
Gülriz, anneciğine de bağacığına da çook geçmiş olsun. Şimdi daha iyilerdir inşallah. Sana da kolay gelsin. Yardıma ihtiyacın olursa ben buradayım. Hasta bakmaya alışkının biliyorsun.
Ha, hep yazacağım, unutuyorum. bende kalemin var. Bir türlü sana iletemedim. İlk fırsatta inşallah.
Öpüyorum seni.
Sevgiyle, Nane Limon
Feyzacığım, çok teşekkür ederim. Müsaitsen sana bir light yoğurt yemelik uğrayacağım biazdan :)))) Sevgiler, kocaman
Burçinciğim, o fotoğrafın bir kopyasını almadığım için öyle pişmanım ki; görsen kesinlikle hak verirdin maymun yavrusu konusundaki fikirlerime :))) Yazdıklarım kelimesi kelimesine doğru şeyler ama ...
Burcucuğum ne demek, sizin davetinize icabet etmez miyim hiç :)))) Duydun tabi dondurmayı kaçarsın değil mi? Sana inat, koyacağım yan tarafa 1 adet magnum fotoğrafı (e tabi nerede bende dondurma yapacak potansiyel), yapışıp kalacaksın ekrana :))))
Makcig merhaba, çok teşekkür ederim güzel sözlerin için. Ben mutfakta pek usta sayılmam ama ununu az koymuş olabilir misin? Malum, unu az gelince yayılabiliyorlar; hedef, kulak memesi kıvamı :))) Bir de önceden ısıtılmış fırında pişiriyorsun, değil mi?
Münevver ablacığım, çok çok teşekkür ederim. Teklif etmeniz yeter. Artık ikisi de daha iyiler; umarım artık bir sorun çıkmaz. Kalem için hiç dert etmeyin, hatta kabul ederseniz, sizde kalsın, kullandıkça beni hatırlarsınız. Sevgi ve saygılarımla
Yorum Gönder