5 Kasım 2007 Pazartesi

Bir Kurabiye Operasyonunun Perde Arkası

Öncelikle şunu belirteyim ki, "İzmir Notları 2" gelecek ama şimdi şu kurabiye operasyonunu anlatmam lazım uzun uzun. Herşey bir eylül günü tükkana gitmemle başladı. Ayşem yoktu ama Tütüm oradaydı, çay yaptı hemen bana, ben yine tükkanın su stoklarını tüketene kadar su içtim (hikayemiz eylül başında geçiyor, malum daha havalar sıcak), sonra sohbet ettik uzun uzun, karşımdaki kadın gece denize girmekten bahsediyor, nasıl yani?????? Bunu yapacak tek çılgın hatunun ben olduğumu sanırdım, nasıl da yanılmışım... Sohbet şahane de, benim kalıp almam lazım; daha Can bebek doğmadı, doğduğunda ona kurabiye yapmayı koymuşum bir kere kafama... Atıverdim kendimi kalıpların yanına, ne güzel bazılarının altında süslenmiş örnekleri var, tutuverdi yine işletmeciliğim, Tütüme dedim ki "bunların hepsinin altına örneklerini yapıp koymak lazım", Tütüm demez mi Ayşemim de istermiş, hatta bir kurabiye ağacı projesi bile varmış, istermiş istermiş de vakitsizlikten yapamazmış. Eeee dedik, biz yapalım o zaman. Sonra bir beyin fırtınası attırıverdik Tütücüğümle, neler yapılabileceğini düşündük, Tütüm dedi ki "bu işi birisi organize etmeli", "ben yaparım" dedim zıplaya zıplaya. Ortada bir sürpriz var, ben olmaz mıyım?

Severim sürprizleri, hem de çok... Çok sürpriz vardır hayatımda, fakülte hayatım boyunca canım arkadaşlarım, bütün doğum günlerimi sürprizler eşliğinde kutladılar, her seferinde birşeyler bulup beni hep şaşırtmayı becerdiler. Ama sürpriz denilince aklıma gelen bir tanesi vardır ki, son nefese kadar hatırlanacak, hiç unutulmayacak: Fakültede asistanım o zamanlar, şimdi çok uzaklarda olan küçük zuzum da bizde öğrenci. Doğum günüm, sabah okula gidiyorum, bir yandan da geçen günleri düşünüyorum, ne kadar şen şakrak doğum günleri kutladığımı, hüzün sarıyor içimi, biraz burkuluyorum, derken okuldayım. Çayımı alıp odama gidiyorum, içeri giriyorum, kapıyı kapatıp anahtarımı üzerine takarken, kapının arkasında bir post-it ilişiyor gözüme "canım bıldırcanım, iyi ki doğdun" diyor not; "kim bana bıldırcanım der ki?, ah zuzum, ah bıcırığım" diyorum içimden, yüzümü bir gülümseme kaplıyor; o da ne kağıdın altında bir ok var, o ok beni başka bir kağıda götürüyor, bir güzel mesaj da onda yazılı; başka bir ok, başka bir kağıt; sonra yeni bir ok, yeni bir kağıt, derken masama kadar gelmişim; masamın üzerinde şirin mi şirin bir sincap, bir elinde pasta var, bir elinde bir demet çiçek, ayağının üzerinde "try me" yazıyor, bastırıyorum ayağına, amanın o da ne, şarkı söylüyor bu bağıra bağıra: happy birthday to you, happy bithday to you, happy birthday, happy birthady, happy birthday to you... Ağlıyor muyum? Galiba; ah be zuzum, ne yaptın bana; aaa bitmemiş bir ok daha var burada, dolabın içini gösteriyor, hediyem çıkıyor dolaptan, o kelebekler gibi pır pır ediyor içim... Bugün özlemiyle burnumun direğini sızlatan zuzuma sarılıyorum uzun uzun, sanki bir gün çok uzaklara gideceğini bilir gibi... Neyse, dönelim biz kurabiye operasyonuna; Ayşem'in de o sabah elinde çöp torbasıyla bakakalışı unutulmaz bir andı benim için, hiç unutulmayacak bir sürpriz anı. Bu kadın da zuzum gibi girdi benim hayatıma, ansızın giriverdi ve sıcaklığıyla, sevecenliğiyle, içtenliğiyle, hayatımdaki yerini aldı; vazgeçilemez, doldurulamaz yerini...

Dönelim Eylül ayına, 14 eylül günü gruba bir mail attım, sonra yaşanan yazışmalar. Şimdi baktım da 135 mail var, bu operasyonla ilgili olarak... Ve yaklaşık 2 aylık sürecin satır başları:

  • 18 Eylül: "Kalıp envanteri"miz (!!!!) hazır, çok bilimsel çalışıyoruz (iç sesim: umarım altından kalkabiliriz bu işin)
  • 19 Eylül: Buluşma tarihimiz belli oldu, 20 Ekim cumartesi (iç sesim: keşke o gün eğitimim olmasaydı, olsun ben de kalbimi gönderirim onların yanına)
  • 20 Eylül: Ajan varrrrrrrrrrr; Ayşemle Tütü birbirlerinin maillerine giriyorlarmış, direkten dönmüşüz, Tütüyü mail listesinden çıkardık (iç sesim: umarım Ayşem birşey anlamamıştır)
  • 24 Eylül: Buluşma tarihimiz değişti, 19 Ekim cuma 18:00 (iç sesim: çok duygulandım, ağlıyorum galiba, arkadaşlarım benim de olabilmem için buluşmayı cuma akşamına almak istediler)
  • 18 Ekim: Program değişti, buluşma 3 Kasım sabahına alındı (iç sesim: ben bu organizasyon işini beceremedim galiba, umarım kimsenin programı alt üst olmamıştır. herkese telefonla haber vermeliyim) (iç sesim yeniden: madem cuma özel bir gün, Ayşemim cuma programlarına başlamış, o zaman biz kurabiyesiz de olsa gidelim) (sonuç: bir pasta ve bir adet yeşil elma ile tükkandayız. ne güzel, deniz serisi kurabiye kalıplarımı da aldım)
  • 2 Kasım: Toplantıdayım (iç sesim: kardeşim amma uzattınız, yeter artık, saat kaç oldu, daha eve gidip kurabiye pişireceğim, süsleyeceğim...)
  • 3 Kasım: Operasyon başladı (iç sesim: iyi ki buradayım, ben bu kadını çok seviyorum)

19 yorum:

Adsız dedi ki...

Bende cumartesi günü sizlerle olmaktan çok mutluydum.Çok çok güzel bir gündü,eve zor döndüm.Sevgiler....

Damak Tadı dedi ki...

Canım,
Yazını tam okuyamadım ama belli ki, güzel saatler geçirmişsin sevgili arkadaşlarla..))

Tam çıkma saatine denk geldi.Kaldığım yere işaret koydum devamını evden okuyacağım.

Kocaman öpüyorum seni tatlım..

Sevgilerle

Tijen dedi ki...

Sevgili Gülriz,
Hayatında daha nice güzel sürpriz olsun.

Hülya dedi ki...

Ağacın sırrı çıktı ortaya;)Hımmmm süper bir organizasyon...Keşke ben de olabilseydim oralarda....

NiNo dedi ki...

harika bir ekip calismasi ve nefis bir sonuc ellerinize saglik

NiNo dedi ki...

harika bir ekip calismasi ve nefis bir sonuc ellerinize saglik

Bocuruk dedi ki...

Gülriz'ciğim,
O kadar hoş ki yaptığınız şey. Sevgili Münevver'e de yazdım, ahh o tükkanda ben de olsaydım diye. Sana da tekrarlıyorum. Çok isterdim sizlerin arasında olmayı. Takdirle izliyorum yaptıklarınızı, dostluğunuzu. Hepinizin eline sağlık:) İzmir notlarını da bekliyorum sabırsızlıkla.
Sevgilerimle...

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

Ahhh ahh keşke çalıştığım hafta sonuna denk gelmeseydi ve ben de orada olabilseydim. Bu güzel organizasyon için seni tebrik ediyorum arkadaşım. Canla başla çalıştın her ayrıntıyla ilgilendin.
Ellerine sağlık senin ve emeği geçen tüm arkadaşların.
Yazdıklarını keyifle iki kez okudum Gülriz'ciğim. Sürpriz doğum gününde ben burada çok duygulandım sen kimbilir neler hissetmişsindir. Ama sana da böyle sürprizler yakışır.
Öpüyorum...

Müge Hüner dedi ki...

Güüülllrrriiiiiizzzz cik:)
Yahu güselim, bir gün, bir süpris, bu kadarmı güzel bukadar mı detaylı anlatılır. Yaşadığımız 2 ay gün gün gözümün önünde canlandı, sadece o gün değil o güne hazırlanmakta çok keyifli idi, her şey çok güzeldi çok.. Bu günlerde sürekli "iyiki blog yapmışım, iyiki" diye dolaşıyorum ortalıkta, hayatıma bambaşka bir renk, sıcaklık ve artık kalmadığını düşündüğüm dostluğu kattınız, seni, sizleri çok seviyorum.
Canım benim.

Adsız dedi ki...

Canımın içi Gülrizim, ne güzel süpriz bir insanmışsın sen hem yaşamışsın süprizleri, hem de yaşatıyorsun desene ...

Düşündüğünüz süpriz nefis olmuş... Şahanesiniz şahaneeeeee :)

keşke bende orada olsaydımda 3-5 kurabiye yapıp süsleyip, 3-5 tanesini mideye indirseydim :)

ayseyaman dedi ki...

Gülrizcim, yazini okurken senin ne kadar canli, heyecanlı yazdigini farkettim..Beni de hoşturdun. Ammaaa inan sizden uzak olduğumdan dolayımı bilmem, maillesmelerinizden hiç birşey anlamadım...:)
Hani anladim dersem yalan olur. Fransız kalma durumu...:)
Bak Müge nasılda kavramış olayı,şıp diye! Damak tadım gülüm ablada bende galiba, Fransız yanii...he he he!
optm seni Çılgın süprizci!
he he he!:))

gülriz dedi ki...

Suziciğim, gerçekten yüzümde kocaman bir gülümseme ile dolaştım tüm cumartesi günü. Ağaçlarının güzelliği de mest etti beni. Hadi aç artık bir blog, ne olur!!! Sevgiler, kocaman

Gülcüğüm, şimdi fark ettim; ufak çaplı bir destan yazmışım. Cidden oku oku bitmez, sabrınıza hayranım. Canım benim, günler dostlarla güzel. Çok kocaman öpüyorum seni

Tijenciğim, umarım dileklerin gerçek olur. Hayat zaten sürprizlerle güzel değil mi, bazen birisinin yüzünde bıraktığın ya da birisinin senin yüzünde bıraktığı ufacık bir gülümse değil mi hayatı yaşanır kılan? Kocaman sevgiler

Hülyam, keşke; keşke be can Hülyam. Çok isterdim senin olmanı, hem de yürekten. Seni görmeyi öyle çok istiyorum ki, hani yolum sizin oralardan geçse hiç düşünmeden dayanacağım kapına. Bir gün olur Hülyam, değil mi? Kocaman sevgiler

Nihancığım, meşakkatli bir süreç oldu ama sonuca değdi. Çok teşekkür ederim canım. Sevgiler

Elvancığım, ne güzel olurdu değil mi? Belki olur bir gün, ne dersin? İzmir maceralarının devamı yolda, Alaçatı macerası şeklinde olacak... Kocaman sevgiler

Burçinciğim, yorumun ne güzel, ne diyeceğimi şaşırdım şimdi. Destansı yazımı iki kez okuma azmini gösterdiğin için ayrıca müteşekkirim :))) Canım benim, güzel sözlerin için çok teşekkür ederim; inan gözlerim hep seni aradı, keşke... Kocaman sevgiler

Mügeciğim sorma, tüm detayları yazmışım neredeyse. Duygular karşılıklı, ben de öyle mutluyum ki bu dünyanın içine girdiğim için. Hepiniz iyi ki varsınız. Kocaman sevgiler

Zerrinim bende sürpriz çooook, dünyaya gelişim bile sürpriz olmuş (biraz aceleci bir bebekmişim de, erkenden gelivermişim). Şimdi yeni bir sürprizin hazırlıkları içindeyim :))) Canım benim, keşke olabilseydin yanımızda... Sen hele bir İstanbula gel de, ben sana kendi ellerimle kurabiye yaparım. Kocaman, sıcacık sevgiler

Ayşem, o heyecanla nasıl yazdığım ben bile bilemedim. Biraz karışık mı anlatmışım ne???? Neyse yahu, idare ediver artık :)))) Kocaman sevgiler çılgın sürprizciden Yamanım Ayşeme

Adsız dedi ki...

gulrız cım; doğum gunum 26 mart:)) bılmem anlatabıldımmı?? amma ve lakın neden neden neden bana haber vermıyorsunuz, yoksa benı beğenmıyormusunuzzz:(( hersey pek gusel olmus cnm benım..sarı sekerımın elınde cop ıle bakakalısı gözumde canlandı resmen..

sevgıler
fıdan

Neslihan dedi ki...

Gülrizcim, pozitif enerjinle heryeri canlandırdığını söylemeliyim, senin organizasyonunla bu güzel olayı gerçekleştirdiktik, benim için yazdığın tüm güzel sözler için çok teşekkürler ve inan ben de senin için aynı şeyleri hissediyorum
Görüşmek üzere
Sevgiler

Yemekbahane dedi ki...

yaa ne güzel... benim de haberim olsaymış keşke... doğumgünüm de geçti zaten :(

munevver dedi ki...

Gülriz'ciğim, bu işte emeğin çok. Yazdıklarını tekrar yaşadım sanki. Sürpriz yapmayı çok seviyorsun. Sana da sürpriz yapanlar çok olsun inşallah. Öpüyorum seni.

Nane Limon

gülriz dedi ki...

Fidancığım, doğum günün 26 mart, anlaşıldı, tamam... Kısmet bir dahaki sefere diyelim mi? Kocaman sevgiler

Neslihancığım, ne güzel bu karşılıklı duygular değil mi? Tekrar teşekkür ederim güzel sözlerin için. Seni tanımak çok güzeldi... Kocaman sevgiler

Mügem, bizde bu enerji varken doğum günleri de bitmez; eğlenmek için bahaneler de... Sevgiler, kocaman

Münevver ablacığım, çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için, ama elbirliği ile yaptık herşeyi. O lezzetli kurabiyelerinizin tadını, inanın unutmadım. Sevgi ve saygılarımla yanaklarınızdan öpüyorum.

Selen dedi ki...

Gülrizcim,
Ne kadar da güzel anlatmışsın o günü.. Hem yazını okurken o günü yaşadım hem de Zuzunla arkadaşlığınızı taktir ettim. Ben de süprizlere bayılırım. İyi ki akıl ettiniz Tütü ile bu organizasyonu. Ellerinize sağlık
öpüyorum

gülriz dedi ki...

Selenim, Zuzuyu öyle çok özledim ki... Ne güzel bir gündü, hepimizin eline sağlık bence. Kocaman sevgiler