
Artık benim de bir sürü mutfak oyuncağım var :))) Bugün işten erken çıkmayı fırsat bilip
sevgili öğretmenime, Bake Shop’a gittim. Gitmesine gittim de çıkasım gelmedi bir türlü, utanmasam biraz daha oturup Burcu’yla birlikte kapatacaktık :)) Bir de meraklılığım üzerimdeydi ki anlatılmaz. Hani küçük çocukların bir “bu ne?” dönemleri vardır ya, anne babalarının nasıl sabırla atlattıklarını hala anlayamadığım “bu ne?” dönemleri; sokakta taş görseler sorarlar: “anneeeeeeeee, bu neeeeeeeee?”, “babaaaaa bu neeee?”, “bu ne babaaaaa?” falan şeklinde. Ben de bugün aynen böyleydim: “Burcuuu bu ne?”, “bu ne işe yarıyor Burcuuuuuuu?”, “Burcu bu nasıl kullanılıyor?”, “Burcu satın aldığım jelatinle glikoz ne kadar dayanır?”, “peki evde yaptığım şeker hamuru ne kadar dayanır Burcuuuu?” vs vs… Sevgili Burcu sağolsun, sabırla cevapladı bütün sorularımı :)) Ama ben de bir sürü şey öğrendim.
Sonra kendime bir dolu oyuncak aldım. Yaprak kalıpları, çiçek kalıpları, silikon tart kalıbı, kurabiye kalıpları veeee papatya kalıbı :)) Ama papatya kalıbı çok orijinal, kullanmayı becerebilirsem, gerçek papatya gibi olacak papatyalarım :) Yeni oyuncak almış çocuklar gibi mutluyum bugün, utanmasam kalıplarımla yatacağım. Şimdi bunca malzemeyi gören duyan da son hız pasta denemelerine başlayacağımı sanır. Eee kısmet, yaparız bir gün; ne demiş atalarımız “bir nal bulduk, işimiz kaldı üç nalla bir at bulmaya” :)))
9 yorum:
Ahh ne kadar şanslısınız biliyor musunuz? Sizin blogunuzda ve diğer bloglarda 'Bake Shop'la ilgili yazıları okudukça imreniyorum. Buluşmalarınızı, sohbetlerinizi okudukça orda olmayı diliyorum. Belki bir gün yolum düşerse diye hayal kuruyorum...
Ben de bu tür kalıp,kitap vs.aldığımda günlerce onlara sarılıp yatasım geliyor.O kadar yani.Bu yüzden seni çok iyi anlıyorum.
Atasözünü de hiç duymamıştım daha önceleri.Bak ne güzel yeni birşey öğrendim senden...
Sevgiler Gülriz'cik...
Sevgili Özgün, aslında haklısın burnumuzun dibinde böyle güzel yerlerin olması çok güzel. Umarım seni de bir gün misafir ederiz İstanbul'a da sen de doya doya tadını çıkartırsın Bake Shop'un :))) Sevgiler...
Hülyacığım yalnız olmadığımı bilmek ne güzel :))) Galiba büyüsek de hepimizin içinde çocuk kalan bir yönümüz var. Ben yeni aldığım herşeyde -kitap olsun, mutfak malzemesi olsun, kıyafet-ayakkabı vs olsun- heyecanlanıyorum işte çocuk gibi :))) Umarım hiç yitirmeyiz bu çocuk yanımızı. Sevgilerimle...
Şimdi bu keyifle neler yaparsın neler.. Merakla bekliyorum pastalarını.. Güle güle kullan, keşke orada karşılaşsak birgün..
Gülriz ya ne güzeldir o oyuncak almış çocuk coşkusunu :)) Güle güle kullan cicilerini. Benim oyuncaklarımı kargocu güvercinleri getiriyor genelde ama ahhh ahh İstanbul da diyorum yani :)) Şu anne babasına herrşeyi soran çocuklar var ya onlardan bizim evde bir adet var -Bu ne anne - Patlıcan -Niye patlıcan anne?? :)) şu her duydukları kelimenin öztürkçesini duymaları yok mu :))
Esracığım ben cidden acemiyim, bu havada şeker hamuruna elimi bile sürmeye cesaretim yok. İyi günler ileride diyerek avutuyorum kendimi işte :) Umarım karşılaşırız orada, baktık olmadı bir gün ayarlar gideriz; karşılaşmış gibi yaparız :))))))) Sevgiler kocaman
Burcucuğum yine güldürdün beni; ben bu meraklı çocukların "bu ne anne?" sorularını biliyordum da "niye patlıcan anne?" sorusunu bilmiyordum; hadi bunu da öğrenmiş oldum :))))))))))) Oyuncakları dokunarak görerek satın almak güzeldir ama kargo güvercinlerinin getirdiği oyuncaklar da ayrı bir keyiftir, öyle değil mi? Sevgiler kocaman; bu arada "bu niye patlıcan?????" :)))))))))
Gülriiizzz
çok kıskandııımmm.Hem Burcu'yla sohbetinizi hem de oyuncaklarını.Bende istiyorum yaaaa.Güle güle kullan canım.
sevgilerle...
:))))))))
Serpilciğim çok teşekkür ederim canım. Madem kıskandın, seni de davet edelim İstanbul'a, birlikte sohbet ederiz:))) Sevgiler kocaman...
Burcucuğum kendini şanslı sayabilirsin. Bugün bir arkadaşım anlattı, onların evde her gün en az 3 ya da 4 kez şu tarz bir diyalog yaşanıyormuş: anneeee bu ne?- patlıcan yavrum- annecimmmmmmm bu ne?- patlıcan canım- anneeeee- efendim bebegim- bu ne?- patlıcan oğlum. Sonra bu yanıtlar beyefendiyi kesmiyor, patlıcan elde, soluğu babanın yanında alıyor. babaaaa bu ne?- patlıcan oğlum- babacııııııım bu ne?- patlıcan yavrum- babaaaaaaaaaaaa- efendim- bu ne?- kabak evladım kabak- babaaaaa- efendiiiiiim- bu kabak değil patlıcan :)))))))))))) Kocaman sevgiler
Yorum Gönder