Hiç aklımda yoktu desem yeridir. Bir sabah, sürekli yaptığım gibi Gelincik Tarlası Burcu'nun bloguna baktım, mesajlı kurabiyelerle kendimden geçmişken birden fark ettim "create blog" linkini. Tıkladım ve şimdi de buradayım.
Blogumu oluşturdum oluşturmasına da, asıl mesele şimdi başlıyor: bu blogun konusu ne olacak? Bu bir yemek blogu olmayacak sanırım, çünkü çok becerikli bir aşçı olduğum söylenemez. Bu bir hobi blogu da olamaz, o konuda da çok üretken olduğum söylenemez. O zaman tek yol kalıyor: ortaya karışık birşeyler yapmak; biraz yemek, biraz kitap, biraz film, biraz gezi, üzerine de güzel bir boncuk ve puzzle sosu...
Peki neden "bir demet papatya"? Hemen hemen her zaman ve her durumda, düşmüş suratımda kocaman bir gülümseme oluşturuverir bir demet papatya; temizliğiyle, saflığıyla, masumluğuyla, doğallığıyla... Bembeyaz, tertemiz değil midir papatyalar? Ortalarındaki sarı kısımları beyazlığına, temizliğine gölge düşürmeden doğal bir güzellik vermez mi? Sanal "bir demet papatya"mın da yüzlerde kocaman bir gülümseme oluşturması dileğiyle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder